‘’Bugün nasılsın?’’

Telefonumun açılış mesajı bu
yazının yazılmasına vesile oldu.

Her kapanıp açıldığında ‘’bugün nasılsın?’’ diye soruyor. Bir an
ne cevap vereceğimi şaşırıyorum. Hamdolsun, iyiyim, çok şükür… Evet, çok şükür…

Aslında ne çok şükredecek güzelliklerimiz
var. Şikâyete alışan şükrü ne bilir…

 Sağlığından şikâyet, eşinden, çocuğundan,
evinden, akrabasından, işinden, patronundan, okulundan, arkadaşından,
arabasından, telefonundan şikâyet eden edene…

Hâlbuki bütün bunlar bize
nimet olarak verilmişken, kıymet bilmek gerekirken, neden hep olumsuz yönlerine
odaklanıyoruz.

Elbet arızalanacaklar, elbet
hastalık olacak, elbet darılmalar kırılmalar olacak, bunlar şikâyet sebebi
olmamalı.

Düşünki bedenin yok
(kabirdeki ruhlar bunun kıymetini ancak anlar), araban yok, evin yok, işin yok
(evine ekmek götüremeyen anlar), eşin yok (yastığa başını yalnız koyanlara
sorun), evladın yok (nice ağır tedaviler gördüğü halde çocuk hasretiyle yaşayan
evliler var), arkadaşın yok, okulun yok!

Hatta Vatanın yok! Ne uzun bir cümle ki
içi ıztırap dolu…

 Suriye’de zulüm altındaki kardeşlerimizi bir
anlık düşünsek bile sayfalar dolusu makaleler çıkar. Kaç kişi bilir,
Vatanımızın kıymetini! Bunca hain varken!

Demek ki her varın yanında
arızası da olacak, var ki ben buradayım diyor. Kendini hatırlatıyor.

 Eşin niye sitem eder? Demek ki ihmal
ediyorsun. Alacaklın niye kapını çalar? Demek yeterince çalışıp ödemiyorsun.
Öğretmenin niye azar eder? Ödevini ihmal ediyorsun. Araban neden arıza çıkarır?
Bir yerde aksak giden bir şeyler var ve CAN’ın için uyarı veriyor.

Çevrendeki, evindeki,
bedenindeki, ruhundaki tüm arızalar senin daha iyi yaşaman için sinyallerdir.

























Şikâyet yerine şükre
alıştırsak dilimizi ve gönlümüzü her nimet ışığını daha güzel yayacak bakış
alanımıza…  

Anket

Türk Tipi Başkanlık sistemi Hakkında!
 Cumhurbaşkanlığı sistemi faydalı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sistemi zararlı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak bilgim yok.
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak. endişeliyim