Fenerbahçe’de değişen bir şey yok!..

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da ilk maçta eh işte galibiyet…
Ama geri kalan iki maçta alınan 1-0’lık mağlubiyetler… Demek ki Başkan da
değişse, Teknik Direktör de değişse bir şey değişmemiş… Bunun bunlarla alakası
olmadığı bir kez daha ortaya çıktı. Demek ki futbolcular da sorun var!..

Evet Aziz Yıldırım kötü diyelim!.. Aykut Kocaman da kötü
diyelim!.. Daha önce gelen Teknik Direktörler de bir şey bilmiyor diyelim…
Acaba burada hemen hemen en iyi Teknik Direktörleri ve hatta dünyaca ünlü
yıldızların getirilmesine rağmen bir şey değişmiyor… Fenerbahçe’ye gelen yerli
ve yabancı herkes tatil yapmak için geliyor galiba!.. Hatta Fenerbahçe’de
yıllardan beri oynayan Volkan Demirel ve diğer yerli oyuncular da bu sisteme
uydular… Evet şanssızlığımızı kıracağız ama ne zaman. Ben Benfica maçını
seyredince bizim henüz bu şanssızlığı yenecek kapasite olmadığımızı gördüm.
Hatta daha önce karşılaştığımız Benfica daha iyi takımdı. Buna rağmen Benfica’yı
eleyemedik. Hatta yenemedik dahi!.. Geçen yıl seyirci yok diyorlardı. Bu yıl
seyirci de var ama değişen bir şey yok… Bence futbolcuların oynama isteği ve
azmi zayıf. Aynı futbolcuyu başka takıma gönderiyorsun orada neden daha iyi
oynuyor bunu çözmek lazım. Bir yerde bir sorun var. Hatta Teknik Direktörlerin
değişmesi Fenerbahçe için dezavantajdır. Çünkü tam takım rayına oturmuşken
gönderilmesi yeni gelenin takımı tanıması rakipleri tanıması zaman alıyor.
Üstelik bu yıl Lefter Küçükkondanyadis Ligi’nde geçen yıl olduğu gibi kötü
oynayan yok. Kimsenin kimseye acıması yok. İşini iyi yapmadığın zaman
kaybedeceğin kesin. Bunun en büyük örneğini Akhisar karşısında gerek Fenerbahçe
ve Galatasaray görmüştür. Artık işin şakası kalmadı. Ben büyüğüm demekle bu iş
olmuyor. Büyük olmak için büyük futbol oynamanız gerekiyor. O zaman
büyüklüğünüz ortaya çıkar. Artık kimse formadan korkmuyor…

Yeni çıkan takımlar da dahil kaybetmeye başladığınız anda
devamı gelir. Kazanmaya başladığınız zaman da devamı geliyor. Bir seri
yakalamak için daha iyi koşmak daha iyi çalışmak gerekiyor. Bu işin dalgaya
alınır tarafı kalmadı. Artık hakem vermedi, şunu yapmadı bunu yapmadı davası da
yok. VAR sistemi var. Bütün yapılanlar mercek altında incelenebiliyor. Bunun
için iyi çalışmak ve kendinize iyi bakmanız ve sorumluluğunuzun bilincinde
olmanız gerekiyor. Hatta yaptığınız işin profesyonel bir iş olduğunu asla ve
asla unutmayacaksınız. Sizin görevleriniz budur. Bir kez nasıl bir iş de
çalışırken hata yapma lüksünüz yoksa, yaptığınız meslek ne olursa olsun iş
ahlakınız olması gerekiyor. Bunun için futbol için ve diğer spor branşları için
de geçerlidir. Sadece oyuncu olmak yetmiyor. Bu yönetici ve teknik direktör
için de geçerlidir. Hatta malzemeciler için dahi aynı iş ahlakı geçerlidir.
Bunun için işinizi adam gibi yapmanız gerekiyor. Yani adam gibi adam olursanız,
işiniz de adam gibi olur.

Volkan Demirel’den bahsetmek istemiyordum ama mecbur kaldım.
Daha önceki yıllarda uzaktan atılan şutlardan yaklaşık 6 maç kaybedildi. Son
yıllarda bu kangren haline geldi. Takım muhteşem oynuyor. Antalya’da uzaktan
bir şut direk kalede. Kaleci bakıyor. Daha sonra bunu gören diğer takımlar aynı
taktiği uyguluyor ve kaleci gol yemeye devam ediyor. Tabii böyle kaybedilen
maçlarda defansın hatası yok. Bunu kalecinin önlemesi gerekiyor. Demek ki
kaleci uyuyor. Kaleye şut gelmiyor gelmiyor bir de bakıyorsunuz ilk şut gol
oluyor. Burada takımı suçlamak da gerekmiyor. Üstelik öyle ceza sahası içinde
gol yense yüreğiniz yanmaz. Ama bu kadar uzaktan şut çekileceğini kaleci
görmüyorsa oyunu okumuyor demektir. Bu sadece bu yıla mahsus bir şey değil.
Bunu sadece Volkan için de söylemiyorum. Aynı şey diğer Fenerbahçe kalecileri
için de geçerli. Hatalı gol yemek modasına kaleye kim geçerse onda görüyoruz. İyi
bir kaleci takımı şampiyon yapar. Geçen yıl Fenerbahçe’nin tek eksiklerinden
birisi bu idi. Galatasaray’ı başarıya götüren Fenerbahçe’yi ikincilikte bırakın
bu idi. Üstelik Galatasaray şampiyonluğa giderken mağlubiyet sayısı çoktu. Ama
hem forvetlerin gol atması ve kalecinin iyi olması kötü ligde başarıyı
getiriyor. Tabii son zamanlarda öyle liglerimizde ahım şahım bir futbol da yok.
Ne zaman var ligin sonuna doğru şampiyonluk ve ligden düşmeme maçlarında
oluyor. Bu zaman gelene kadar maçların kalitesi sıfır. Üstelik de biz ne zaman
üst liglerde yer alacağız bu da belli değil. Kaç sezon geçti. Böyle her yıl
Avrupa’da zirvede yer alan bir takım da gelişmiyor. Saman alevi gibi biri bir
yıl çıkıyor. Bir başarı gösteriyor orada bitiyor. Mesela geçen yıl Beşiktaş iyi
şeylere imza atmaya başladı. Bu kez de ligden oldu. Kupadan oldu. Burada
Fenerbahçe’yi eleştirirken diğerleri de bütün kulvarlarda başarı yakalayacak
kapasitede değil.









Şimdi her takımda oynayan futbolcuların, teknik
direktörlerin ve yöneticilerin işlerini profesyonel şekilde yapması gerekiyor.
Şu an için en kötü durumda olan Fenerbahçe olduğu için özellikle Fenerbahçe’yi
eleştiriyoruz. Belki yapılan yeni transferler oturursa ve işlerini de ciddiye
alarak çalışmaya devam ederlerse her şey düzelir diye bekliyoruz!..
İnşaallah!..

Anket

Türk Tipi Başkanlık sistemi Hakkında!
 Cumhurbaşkanlığı sistemi faydalı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sistemi zararlı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak bilgim yok.
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak. endişeliyim