Katil besleyen de ağlar...

Bütün batı tek vücut olmuş, birlikte haykırıyor: “Katiller”diye yükleniyorlar, “vahşet” teşhisi üzerinde birleşiyorlar, “olmaz, olamaz” türünden sözlerle şaşkın olduklarını anlatmaya çalışıyorlar. Kaşıkçı cinayeti sebebiyle Suudi Arabistan yönetimine veryansın ediyorlar…

Ortaya koydukları tepkiye bakılırsa, Suudileri bir kaşık suda boğacak gibiler!

Ama iş ekonomik ilişkiler ve silah satışına gelince durum değişiyor. Biri, “Ben satmayayım da Rusya ve Çin mi satsın?” savunması içine giriyor. Diğeri, “ülkemin ali menfaatleri” gibi sözlerle kıvrak manevralar yapıyor. Öteki de “durun bakalım” tavrı içinde zamana oynayarak, durumu idare etmeye çalışıyor.

Amerika, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, İtalya gibi ülkelerden bahsediyorum.

Sözün kısası…

Suudi Arabistan ile ilişkileri kesip, silah satışını durdurmaya pek niyetli değiller. “Katiller, alçaklar, vicdansızlar” diye dövünmesini iyi biliyorlar da, yaptırım uygulamaya yanaşmıyorlar. Petro dolarları kaybetmek, özellikle de İsrail’in güvenliğini tehlikeye sokmak işlerine gelmiyor.

Peki niye bu kadar bağırıyorlar?

Çünkü, yaptıkları ortaklığın, aralarındaki al-verin iyice göze batmasını ve kendilerine “azmettirici” denilmesini istemiyorlar. O yüzden de timsah misali gözyaşı döküyorlar.

***

“Medeni ülkeler” adını verenler var onlara. Oysa, medeniyet bir kurallar bütünü. Birini çekip alırsan içinden, domino taşı misali çöker gider!

İşte o yüzden İngiliz Guardian Yazarı Owen Jones, bu yaşanan garabetin üzerine aynen şunları yazdı:

“Biz, yabancı rejimlerle ilgili sıralamayı, ne kadar acımasız olduklarına göre değil Batı çıkarlarına ne ölçüde hizmet ettiklerine göre yapıyoruz. Ülkemizin çökmekte olan toplumsal düzeninin meşruiyetini yitirmesinin çok fazla nedeni var. Bu kanlı ilişki de diğer nedenler kadar dikkat çekici.”

Ardından tek tek sıraladı:

-İngiltere’de üniversiteler Suudi Kraliyet Ailesi’nden gelen paraları harcıyor. Yalnızca Oxford’a on milyonlarca dolar para aktarıldı.

-Londra’daki Doğal Tarih Müzesi, Kaşıkçı Cinayetinin ardından düzenlenen Suudi Büyükelçiliği’nin etkinliğin iptal edilmesi çağrılarına, “Suudi Arabistan’ın önemli bir fon kaynağı olduğu” cevabını verdi.

-Londra Borsası’nda, yabancı devlet şirketlerinin “premium kategoride” yer almasını engelleyen düzenleme, Suudi Aramco Şirketi için kaldırıldı.

-Suudi Kraliyet Ailesi ile yakın ilişkileri olan bir işadamı, İngiliz basın kuruluşu Independent hisselerinin yüzde 30’unu satın aldı.

Vesaire, vesaire…

Bunların üstüne bir de silah satışını ekleyin. Bu kadar sıkı ilişki ve menfaatin üzerine kural-mural kalır mı? Medeniyet denilen kavram, ayaklar altına alınır!

***

Ayrıca, algıları bir tarafa kaldırıp, olgulara ve tarihi gerçeklere bakarsak, meşrepler son derece müsait, ortak noktalar var aralarında.

Bugün, kölelik ve sömürgecilik üzerine inşa edilmiş bir medeniyet yer alıyor batıda. O medeniyet, bugünlere gelene kadar, Kaşıkçı Cinayetine rahmet okutacak insanlık trajedileri bıraktı arkasında. İnsanlığın acıları üzerine inşa edildi.

Suudiler, uzun süredir İngiliz ve Amerikan silahları kullanarak, Yemen’de insanları paramparça etmiyor mu? Bütün bu olup bitenleri “medeni” denilen batı görmüyor mu?

Orada kendi silahlarının kullanıldığını bilmiyor mu? Buna rağmen, Suudi Arabistan’a daha fazla silah satabilmek için birbiri ile yarışmıyor mu?

Yemen’de katledilen bin Kaşıkçı’yı görmeyenler, İstanbul’da bir Kaşıkçı katledildi diye tavrını ve tarzını değiştirir mi?

Durum bu olunca, Cemal Kaşıkçı’nın hunharca katledilmesinin ardından çıkarılan gürültüye kanmamak gerekir.

Bu durum biraz daha sürer, göz boyamak için göstermelik birtakım adımlar atılır, sonra hamam da aynı kalır, tas da!

Şaşırılacak bir durum yok ortada: Katillerle kol kola girenler, onlara suç aleti sağlayanlar, hatta azmettiricilik görevini yapanlar da ağlar. Hele hele menfaatleri söz konusu olduğunda bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra, hüngür hüngür ağlar!

Anket

Türk Tipi Başkanlık sistemi Hakkında!
 Cumhurbaşkanlığı sistemi faydalı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sistemi zararlı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak bilgim yok.
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak. endişeliyim