Kılıçdaroğlu çırılçıplak.

KEMAL Kılıçdaroğlu'nu nasıl bilirsiniz?
Kaşıkçı cinayetinde, Türk İstihbaratı, polisi, yargısı, kimsenin gözünün yaşına bakmadan, çok akıllı USTALIKLA hareket ederken, CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, vicdanı sızlamadan, yabancı kumpasların sözcüsü gibi, utanılacak yorumlarda bulundu. Paradan, puldan bahsetti. Amerika'dan Avrupa'ya, Arap dünyasından Asya milletlerine kadar, herkes bir kez daha gördü ki, Türkiye'yi yöneten Cumhurbaşkanımız Erdoğan'a, Kaşıkçı cinayetini alet ederek saldırmaktan çekinmedi. Ancak, rezil oldu. Çırılçıplak ortada kaldı. Kaşıkçı cinayeti, dünya çapında bir krize dönüşmüştü. Yabancı istihbarat örgütleri, kurulan tezgâhta Türkiye'nin tökezlemesi için ellerinden gelen rezillikleri yapıyordu.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan çıktı, diplomasinin ve siyasetin ustalıklarıyla tezgâhları dünya kamuoyunun önüne net ve açık şekilde koydu. Türkiye'yi kimsenin oyuna getiremeyeceğini gösterdi. Bu cinayeti tezgâhlayan kimlerse onu bulana kadar da kimsenin gözünün yaşına bakmayacağını, tüm dünyaya duyurdu.
Çok düşündürücü, Kemal Bey rahatsız oldu. Mazlumların, mağdurların, ülkemize sığınmış insanlarına insanlık duygularıyla kucak açan Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın gıpta edilecek, Kaşıkçı cinayetini araştırma, dünyayı aydınlatan iletişim ve yargı yönetimine, laf atma cüretini gösterdi. Kılıçdaroğlu'nun acizlik çukurunda çırpınırken, Cumhurbaşkanımız aziz milletimizin duygularına tercüman olarak, gerçekleri veciz biçimde yorumladı: "Bu ülkeyle bu milletle irtibatlı olmadığını bildiğimiz CHP Genel Başkanı'nın vahşi bir cinayete böyle çarpık şekilde yaklaşmasını beklemiyordum. Ana muhalefet partisinin takındığı tavır gerçekten içler acısı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin resmi bilgilerine itibar etmiyor, olayı olayın zanlısı olan bir kısım çevreler üzerinden değerlendiriyor.
HER ŞEYE PARAGÖZÜYLE BAKIYOR. Bu kişinin aklı fikri parada, Allah ıslah etsin. Nokta."

DOĞU AKDENİZ TEZGAHINA NEŞTER 
Suriye'nin kuzeyinde Akdeniz'e uzanan ABD-İSRAİL (PKK terör) koridorunu Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtları'yla kesen Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan-Türkiye, Doğu Akdeniz'de oynanan tezgâhlara neşter attı. Başkan Erdoğan, Türk Donanması'na 'İhtilaflı bölgelere girecek her olaya müdahale etme yetkisi' verdi. Akdeniz'deki "gaz" oyunlarına çok akıllı bir 'Erdoğan Stratejisiyle' müdahale ediyoruz. Türkiye bir taraftan Barbaros Hayrettin ve Fatih sondaj gemilerini koruyacak Türk Donanmasıyla hareket ederken, özellikle dikkatini ABD'li Exxon Mobil, Fransız Total, İngiliz British Petrol'ün Türkiye'nin münhasır ekonomik alanına yönelmesini engelleme yönüne veriyor. Uluslararası hukuk kriterlerine göre kıyıda bulunan ülkelerin 200 mil genişliğinde hakları bulunuyor. Güney Kıbrıs'ın 13 parsele ayırdığı bölgede yer alan 1, 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 numaralı bloklar; Kuzey Kıbrıs'ın TPAO'ya petrol ve doğalgaz arama ruhsatı verdiği A, B, C, D, E, F ve G bölgeleriyle kesişiyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Doğu Akdeniz açıklamalarında, Güney Kıbrıs hükümetiyle anlaşarak ada açıklarında doğal gaz arama faaliyeti yürüten uluslararası şirketlere de 'Rum tarafına güvenerek hadlerini ve güçlerini aşan işlere alet olmamalarını tavsiye ettiklerini' özelikle vurguluyor.

TÜRKİYE MÜMBİÇ'E GİRMEYE KİLİTLENDİ 
Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, küresel güçlerin adamlarına duyurulur:
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Mümbiç konusunda "Bu son ikazımız" dedi ve çok kararlı konuştu: "Şimdi sırada Fırat'ın doğusundaki terör yuvalarının ortadan kaldırılması ve bu bölgenin yeniden gerçek sahibi olan Suriyeli kardeşlerimizin hayat alanı haline getirilmesi vardır.
Amerika, Mümbiç konusunda vardığımız mutabakatı bizi oyalama aracı haline dönüştürmüştür.
Artık Mümbiç'te oyalanmak yerine dikkatimizi ve enerjimizi Fırat'ın doğusuna çevirmekte kararlıyız.".

Anket

Türk Tipi Başkanlık sistemi Hakkında!
 Cumhurbaşkanlığı sistemi faydalı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sistemi zararlı olacak
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak bilgim yok.
 Cumhurbaşkanlığı sist.hak. endişeliyim